Başbakan ağırda olsa eleştirilere katlanmalı

“Başbakan ağır da olsa eleştiriye katlanmalı”

Gazeteport – 04 Ağustos 2009

ANKARA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine ‘’ Ulan sen kimsin?’’ diyen gazeteci Emin Çölaşan aleyhinde açtığı davanın gerekçeli kararı açıklandı.  Reddedilen 10 bin liralık tazminat davasının kararında, ‘’ Başbakan, işgal ettiği makam nedeniyle, ağır da olsa eleştirilere katlanmak zorundadır’’ denildi.

Gazeteci Emin Çölaşan 8 Şubat 2009 tarihinde ART’de katıldığı bir TV programında, İsrail Devlet Başkanı Perez ile tartışıp, Davos zirvesini terk eden Başbakan Erdoğan’ı ve ‘’Ben diplomatik davranmasam, başka bir şey yapardım’’ sözlerini  eleştirmişti. Çölaşan, Erdoğan için ‘’ Ulan sen kimsin ? Ne yapacaksın ?  Orada dövecek misin 86 yaşındaki adamı?.  Kim alkışlayacak seni. Kepazeliğe bak ya’’ demişti.

‘’BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜSTÜN BİR HAKTIR’’
Erdoğan’ın bu sözler üzerine açtığı 10 bin liralık tazminat davası Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü ve reddedildi. Hakim Cengiz Çifçi, gerekçeli kararında, basın özgürlüğü konusunda önemli bir değerlendirme yaparak şöyle dedi: ‘’Anayasa ile konulan basın özgürlüğünün amacı, kamuyu ilgilendiren konularda, gerçeğe uygun haber vermeyi sağlamaktır. Basının haber verme yanında eleştiri ve yorum hakkı da bulunmaktadır. Bu hakkın kullanılması nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulsa dahi, basın özgürlüğü üstün bir hak olarak hukuka uygunluk nedeni sayıldığından, bundan zarar görecek kişilerin tazminat hakları doğmayacaktır. Ancak basın özgürlüğü sınırsız olmayıp, kamu yararı güncellik, gerçeklik ve yayında öz ve biçim arasında, biçimsel bir bağın bulunması koşulları ile sınırlıdır’’

‘’BAŞBAKAN KATLANMAK ZORUNDA’’
Gerekçeli kararda konuşmanın bütünlüğünde, bir aşağılama bulunmadığı da vurgulanarak şöyle devam edildi: ‘’Konuşma metni bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının şahsına yönelik olarak yapılmış bir aşağılama ve küçük düşürme olmayıp, özellikle zirve sonrası yapılan açıklamalar da göz önünde bulundurularak, programdaki sözlerin eleştiri amacıyla yapıldığı kanaat ve sonucuna varılmıştır. Davalının işgal etmiş olduğu makam nedeniyle, ağır da olsa eleştirilere katlanmak zorunda olması gerekir. Davacıya karşı aşağılama küçük düşürme amacıyla yapılmış bir konuşma niteliği bulunmadığından ve kişilik haklarına saldırı sabit olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.”

(Gazeteport)